1. Haberler
  2. Gündem
  3. TİPli gençlerin MESEM protestosu davası… “Çocukların yaşam hakkını savundukları için tutuklandılar”

TİPli gençlerin MESEM protestosu davası… “Çocukların yaşam hakkını savundukları için tutuklandılar”

2 Aralık'ta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in de katıldığı bir semineri protesto ettikleri için haklarında dava açılan 17 genç hakim karşısına çıktı. İlk duruşma öncesi Bakırköy Adliyesi önünde yapılan açıklamada, gençlerin, çocukların yaşam haklarını savundukları için yargılandıkları savunuldu. Açıklamada "2025 yılında hatta 2016 yılından bugüne kadar, son 10 yılda iş cinayetlerinde toplam 464 çocuk hayatını kaybetti, katledildi bu çocuklar. Bu çocukların adını bile bilmiyoruz. Bu çocukların bir kısmı hayatında daha fotoğraf çekilmemiş çocuklar" denildi.

TİPli gençlerin MESEM protestosu davası… “Çocukların yaşam hakkını savundukları için tutuklandılar”
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kamera: Belçim KILIÇKIRAN

(İSTANBUL) 2 Aralık’ta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de katıldığı bir semineri protesto ettikleri için haklarında dava açılan 17 genç hakim karşısına çıktı. İlk duruşma öncesi Bakırköy Adliyesi önünde yapılan açıklamada, gençlerin, çocukların yaşam haklarını savundukları için yargılandıkları savunuldu. Açıklamada “2025 yılında hatta 2016 yılından bugüne kadar, son 10 yılda iş cinayetlerinde toplam 464 çocuk hayatını kaybetti, katledildi bu çocuklar. Bu çocukların adını bile bilmiyoruz. Bu çocukların bir kısmı hayatında daha fotoğraf çekilmemiş çocuklar” denildi.

2 Aralık 2025 tarihinde Bahçelievler’de bir otelde yapılan ve Milli Eğitim Bakanı Mustafa Tekin’in de katıldığı semineri protesto ettikleri için gözaltına alınan 17 gençten 16’sı tutuklanmıştı. Tutuklu gençler hakkında bir süre sonra tahliye kararı verilirken 17 gencin sanık olarak yer aldığı MESEM protestosu davasının ilk duruşması Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılıyor.

Duruşma öncesi Bakırköy Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında söz alan Türkiye İşçi Partili gençler yaşananları anımsattı. Basın açıklaması sırasında söz alan bir genç “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, patronlarla yaptığı çalıştayı, bu çalıştay masasında lüks otellerin pazarlık masalarında çocukların canını hiçe sayarak, çocukları biz nasıl pazarlarız diye muhabbetler etmelerini protesto etmiş, oteli basmış, sonrasında tutuklanmıştık. Biz bu eylemi gerçekleştirdiğimizde 2025 yılında iş cinayetlerinde katledilen çocuk sayısı 82 idi. Biz eylemden sonra gözaltına alındığımızda, Vatan Emniyeti’nde nezarethanelerde bekletilirken 1 çocuk daha iş cinayetinde katledildi. 23 gün tutuklu kaldık. 23 gün boyunca 2 çocuk daha katledildi. Ayrıca TBMM’de MESEM’de çalışan kız çocukların sistematik bir şekilde taciz edildiği ortaya çıktı” dedi.

“BİR TANE RESMİ OLMAYAN 10 YAŞINDA, 14 YAŞINDA ÇOCUKLAR ÇALIŞTIRILIRKEN KATLEDİLDİ”

Açıklama şu ifadelerle devam etti:

“Bakın arkadaşlar, 2025 yılında hatta 2016 yılından bugüne kadar, son 10 yılda iş cinayetlerinde toplam 464 çocuk hayatını kaybetti, katledildi bu çocuklar. Bu çocukların adını bile bilmiyoruz. Bu çocukların bir kısmı hayatında daha fotoğraf çekilmemiş çocuklar. Bir tane resmi olmayan 10 yaşında, 14 yaşında, 17 yaşında çocuklar; ailelerine bakmaya muhtaç bir şekilde çalıştırılırken katledildi. Şimdi Türkiye Yüzyılı’nda daha 14 yaşında, hayatında fotoğraf bile çekilmemiş bir çocuğu koruyamayanlar, Ankara’da Filistin’de çocukları katleden Donald Trump’ı, Epstein dostlarını kırmızı halılarla karşılamak için hazırlanıyor.

“TÜRKİYE’DE KATİLLER, TACİZCİLER RAHAT YAŞASIN, KIRMIZI HALILARDA KARŞILANSIN DİYE OKUMUYORUZ”

Bizim mahallelerimizi bir çocuğun cebinden gelecek, 14 yaşında bir çocuğun cebinden gelecek 5 bin liraya muhtaç edenler, Ankara’da Epstein dostları rahat rahat yaşasın, sabah koşuları rahat rahat yapsın diye milyar liralar harcıyor. Bu onursuzluktur. Biz bu onursuzluğu kabul etmiyoruz. Gençlik bu onursuzluğu kabul etmiyor. Biz okuduğumuz okulları Türkiye’de katiller, tacizciler daha rahat yaşasın, kırmızı halılarda karşılansın diye okumuyoruz. Biz onurlu bir gelecek kurabilmek için bu okulları okuyoruz. Yanımızdaki dostumuzla, küçüğümüzle, kardeşimizle, büyüklerimizle, ailemizle hayal ettiğimiz bir geleceğimizi kurabilmek için, emeğimizin hakkını alabildiğimiz bir hayat yaşamak için bu okulları okuyoruz. Ve bu yüzden mücadele ediyoruz.

Arda’yı, Muhammed’i, Buğra’yı korumayanlarla, korumayı tercih etmeyenlerle bu yüzden mücadele ediyoruz. Ve bizim mücadelemiz çocukların hayal kurma hakkının mücadelesidir. Ve bu ülkede çocukların hayal kurabileceğinin kanıtı biz olacağız. Bu mücadelenin kazanabileceğinin, çocuklar ölmesin diyenlerin kazanabileceğinin kanıtı biz olacağız. Biz kazanacağız, çocuklar kazanacak”

Açıklamada söz alan avukat Bilge Hilal Bilgin de yaşananları şu sözlerle özetledi:

“Geçen yıl, 2025 yılında Türkiye, Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi adı altında Pullman isimli otelde, Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de katıldığı bir etkinlik gerçekleştirildi. Bu etkinlikten önce ve aynı yıl içerisinde, sadece 2025 yılında 16’sı MESEM’lerde olmak üzere toplamda 86 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi.

“GENÇLER ÇOCUKLARIN YAŞAMA HAKKINI SAVUNDUKLARI İÇİN TUTUKLANDI”

2025 yılı 2 Aralık tarihinde MESEM’lerde katledilen çocukların yaşam hakkını savundukları ve çocuk ölümlerini protesto ettikleri için 17 Türkiye İşçi Partisi üyesi üniversite öğrencisinden 16’sı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aynı zamanda müvekkillerimiz 1 yıl 1 ay tutuklu kaldı. Kalmakla yetmedi, aynı zamanda müvekkillerimiz hakkında yurt dışı çıkış yasağı olmak üzere adli kontrol kararı da uygulandı. An itibarıyla 6 ayı geçmiş süredir uygulanan bu adli kontrol kararının kendisi, seyahat özgürlüğünün de ihlali niteliğindedir.

“SUÇ İŞLEYENLER DEĞİL, SUÇU ORTAYA ÇIKARANLAR YARGILANMAK İSTENİYOR”

Peki bu esnada başka ne oldu? Bu esnada denetimsiz iş yerlerinde 14-15 yaşlarında çocuklar sömürüldü, intihara sürüklendi ve ölüm sayısı gitgide artmaya devam etti. Bu ölüm sayıları artarken, bu suçun faili olan patronlar ve sorumlular ya hiç yargılanmadılar yahut da yargılamalarda maalesef cezasızlıkla ödüllendirildiler. Bunun yanı sıra çocuklar ölmesin diyen gençler ise bir gecede apar topar tutuklanıp cezaevine gönderilebiliyor ve aynı zamanda bugün burada olduğu gibi bir yargılamaya konu edinebiliyor. Suç işleyenler değil, suçu ortaya çıkaranlar yargılanmak isteniyor. Çocuklar öldürülmesin diyen gençler bugün cezalandırılmak isteniyor.

Şimdi iddianameye dair şunları söylemek isteriz:
Müvekkillerimiz esasen, zaten anayasada da yer bulan protesto hakkını kullanmışlardır. Ve ortada hiçbir suç unsuru yoktur. Ancak özellikle önemle belirtmek isteriz ki barışçıl protesto hakkını kullanırken, sivil görünümlü ve görev ve yetkisi dahilinde olmadan, herhangi bir yetkisi bulunmadan, aynı zamanda şiddetle protesto hakkına müdahale eden şahıslar olmasına rağmen müvekkillerimiz şu anda boyanın da silah sayılması suretiyle hem görevi yaptırmamak için direnmeden hem de kasten silahla yaralamadan cezalandırılmak isteniyor”

Öğrenci Sendikası adına konuşan Ahmet Bişiman ise gözaltı ve tutuklama sürecini anımsattı, “Bugün aynı zamanda karne günü. Şu anda örgün eğitimde bir sürü sıra arkadaşımız karnelerini alırken, bu ülkede karnelerini alamayan MESEM’liler atölyelerde, organize sanayi bölgelerinde, otellerde ve daha birçok farklı alanda çalışmak zorundalar. MESEM’ler her geçen gün bir liseli arkadaşımızın daha olması gereken okul sıralarından koparılmasına, bir canın daha pratik eğitim adı altında sömürülüp katledilmesine sebep oluyor” dedi.

 

TİPli gençlerin MESEM protestosu davası… “Çocukların yaşam hakkını savundukları için tutuklandılar”
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.